Yeni kurulan şirketlerin yüzde kaçının web sitesi var
29 Eylül 2026

Yeni kurulan bir şirkete ulaşmak isteyen herkesin karşılaştığı ilk engel şu: tescil duyurusunda telefon ve e-posta yok. Geriye tek yol kalıyor — şirketin kendi web varlığını bulmak. Peki kaç şirketin böyle bir varlığı var?
203 binden fazla tescilli şirket üzerinde yaptığımız ölçümün sonucu:
| Kuruluş yılı | Şirket sayısı | Web sitesi bulunan | Oran |
|---|---|---|---|
| 2021 | 40.978 | 2.649 | %6,5 |
| 2022 | 25.819 | 1.804 | %7,0 |
| 2023 | 44.096 | 3.726 | %8,4 |
| 2024 | 24.613 | 2.813 | %11,4 |
| 2025 | 32.067 | 3.975 | %12,4 |
| 2026 | 36.062 | 4.101 | %11,4 |
Kısa cevap: yaklaşık her on şirketten birinde bulunabilen bir web sitesi var.
Beklenenin tersi bir eğilim
İlk bakışta sezgiye aykırı bir şey var. Şirket ne kadar eskiyse web sitesi olma ihtimali o kadar yüksek olmalı diye düşünürsünüz — sonuçta site kurmak için beş yılı olmuş. Veri bunun tersini söylüyor: 2021'de kurulanların yüzde 6,5'inde site bulunuyor, 2025'te kurulanların yüzde 12,4'ünde.
Bunun iki makul açıklaması var.
Birincisi, hayatta kalma. Ölçüm bugün var olan siteleri sayıyor. 2021'de kurulup kapanan veya faaliyeti duran şirketlerin sitesi de kapandı. Yani eski yıllardaki düşük oran, kısmen o yılların şirketlerinin bir bölümünün artık aktif olmamasını yansıtıyor.
İkincisi, alışkanlık değişimi. Son yıllarda kurulan şirketler dijital varlığı daha erken oluşturuyor. Alan adı ve basit bir kurumsal sayfa açmanın maliyeti ve zorluğu düştükçe, bu adım kuruluşun ilk haftalarına kaydı.
Buradaki dürüst sınır şu: elimizdeki veri bu iki etkinin hangisinin daha ağır bastığını ayırt etmeye yetmiyor. Muhtemelen ikisi birlikte çalışıyor.
Yüzde 11 az mı, çok mu
Bu oran, yeni kurulan şirketlere satış yapmayı planlayan herkesin baştan bilmesi gereken bir gerçek.
Haftada ortalama 1.070 şirket kuruluyorsa, bunların yaklaşık 120'sinde bulunabilen bir iletişim kanalı var demektir. Kalan 950 şirkete ulaşmanın tek yolu adres üzerinden fiziksel temas, telefon rehberi araştırması veya beklemek.
Yani "haftada bin yeni şirkete e-posta göndereceğim" diye kurulan bir plan, daha ilk adımda gerçekle çarpışır. Doğru plan şu: yüzde 11'lik dilimi hızlı ve isabetli kullanmak, kalanı ise zaman içinde takip etmek — çünkü bugün sitesi olmayan şirketin birkaç ay sonra sitesi olabiliyor.
Bulunan adresin hepsi çalışmıyor
Ölçümün ikinci katmanı daha da ayıklayıcı. Web sitelerinden derlenen e-posta adreslerini SMTP ile tek tek doğruladığımızda tablo şöyle:
| Doğrulama sonucu | Adres sayısı |
|---|---|
| Geçerli | 2.737 |
| Geçerliliği belirlenemedi (catch-all sunucu) | 3.868 |
| Geçersiz (ölü adres) | 1.878 |
Toplanan adreslerin yüzde 22'si ölü. Yani hiç doğrulama yapmadan toplu gönderim yapan biri, her beş mailinden birini var olmayan bir kutuya göndermiş oluyor.
Bunun bedeli sadece boşa giden mail değil. Yüksek sekme oranı gönderen itibarını düşürür ve bir süre sonra geçerli adreslere gönderdiğiniz e-postalar da spam klasörüne düşmeye başlar. Liste temizliği, kampanyanın kendisinden daha belirleyici olabiliyor.
"Geçerliliği belirlenemedi" grubu ise catch-all sunuculardan geliyor: bu sunucular var olmayan adresleri de kabul ettiği için adresin gerçekten çalıştığı kanıtlanamıyor. Kullanılabilirler, ancak geçerli grubuyla aynı güvende değiller.
Özet
Yeni kurulan şirketlerin yaklaşık yüzde 11'inde bulunabilen bir web sitesi var ve bu oran son yıllarda kurulanlarda daha yüksek. Bu sitelerden derlenen e-posta adreslerinin ise yaklaşık beşte biri ölü.
İkisini birlikte düşününce, haftada bin yeni şirketten gerçekten ulaşılabilir olanın sayısı yüzde on civarında kalıyor. Bu rakamı baştan kabul edip küçük ama temiz bir listeyle çalışmak, büyük ama çürük bir listeyle uğraşmaktan hem daha verimli hem daha güvenli.
Sektöre göre değişiyor mu
Evet, ve fark küçük değil. Bilişim ve yazılım şirketlerinde web sitesi bulunma oranı ortalamanın belirgin biçimde üzerinde; inşaat, tekstil ve gıda tarafında ise altında kalıyor.
Bunun sebebi basit: yazılım şirketinin müşterisi onu internette arar, inşaat şirketinin müşterisi ise çoğu zaman referansla gelir. İkinci grup için web sitesi bir satış kanalı değil, olsa iyi olur kalemidir. Dolayısıyla "yeni kurulan şirketlere e-posta göndereceğim" diyen bir firma, hedef sektörüne göre çok farklı ulaşılabilirlik oranlarıyla karşılaşır.
Pratik sonuç: yazılım ve ajans tarafına satış yapıyorsanız e-posta temelli bir strateji işler. İnşaat veya tekstil tarafına satıyorsanız e-posta tek başına yetmez; adres ve saha temelli bir yaklaşım gerekir.
Zaman içinde ne oluyor
Bugün sitesi olmayan şirketin yarın da olmayacağı anlamına gelmiyor. Bunu ölçmek için iletişim bilgisi bulunamayan firmaları belirli aralıklarla yeniden tarıyoruz.
Sonuç beklediğimizden düşük çıktı: yeniden tarama turlarında, daha önce hiçbir iletişim bilgisi bulunamayan firmaların yalnızca küçük bir yüzdesinde yeni bir kanal ortaya çıkıyor. Yani bir şirket ilk aylarda dijital varlık oluşturmamışsa, sonraki aylarda oluşturma ihtimali sanıldığı kadar yüksek değil.
Bu, satış planlaması açısından önemli bir bulgu. "Şimdi ulaşamıyorum, birkaç ay sonra listede olur" varsayımı çoğu firma için gerçekleşmiyor. Ulaşılabilir olan dilim büyük ölçüde ilk aylarda belli oluyor.
Ölçümün sınırları
Bu rakamları okurken üç sınırı akılda tutmak gerekir.
Bulunabilirlik ölçülüyor, varlık değil. Bir şirketin sitesi olabilir ama arama motorlarında görünmüyorsa ya da unvanıyla eşleştirilemiyorsa ölçümde "yok" görünür. Özellikle yalnız sosyal medya üzerinden yürüyen işletmeler bu şekilde eksik sayılır.
Unvan eşleştirmesi kusursuz değil. Şirket adı ile alan adı benzemediğinde eşleştirme zorlaşır. Marka adı unvandan farklı olan şirketler bu nedenle gözden kaçabilir.
Kapanan şirketler ayrıştırılmıyor. Veri kuruluş duyurularından geliyor; kapanışlar bu veride yer almıyor. Eski yıllardaki düşük oranın bir bölümü bundan kaynaklanıyor olabilir.
Bu sınırlar oranın gerçekte biraz daha yüksek olabileceği anlamına gelir; ancak büyüklük mertebesini değiştirecek kadar değil. Yeni kurulan şirketlerin büyük çoğunluğuna, kuruluş duyurusu üzerinden doğrudan dijital bir kanalla ulaşmak mümkün değil — ve bunu baştan bilerek plan yapmak, sonradan hayal kırıklığına uğramaktan iyidir.
Sıkça sorulan sorular
203 binden fazla tescilli şirketin unvanı üzerinden açık web araması yapılarak, firmaya ait doğrulanmış bir web sitesi bulunup bulunmadığı ölçüldü.
Hayır, kesin değil. Ölçüm "bulunabilen" siteyi sayar; sosyal medya üzerinden yürüyen ya da arama motorlarında görünmeyen işletmeler bulunamamış olabilir.
Bu firmaların iletişim bilgilerini haftalık almak için radarını kur.
Ücretsiz radarını kur